ABD’nin Florida eyaletinde taşkınları kontrol etmek amacıyla düzleştirilip beton bir kanala dönüştürülen Kissimmee Nehri, suyun akış hızını artırarak bölgede daha yıkıcı sel olaylarına sebep oldu. Doğal kıvrımları ortadan kaldırılan nehrin su tutma ve geciktirme yeteneğini yitirmesi, havza boyunca bulunan yerleşim alanlarını doğrudan su baskınlarına maruz bıraktı.
NEHRİN KIVRIMLARI NEDEN DÜZENLENDİ?
Kissimmee Nehri havzasında geçmişte yaşanan büyük kasırga ve sel felaketlerinin ardından, ABD Ordu Mühendisler Birliği tarafından bölgedeki suyun hızlı bir şekilde tahliye edilmesi için bir proje hazırlandı. Bu kapsamda 1962-1971 yılları arasında gerçekleştirilen çalışmalarla, 160 kilometrelik geniş ve kıvrımlı doğal nehir yatağı, “C-38” adı verilen 90 kilometrelik düz ve derin bir yapay kanala dönüştürüldü. Proje ile bölgede taşkınların önlenmesi amaçlanıyordu.
Nehrin kıvrımlı yapısının ve çevresindeki sulak alanların yok edilmesi, suyun doğal olarak yavaşlama ve toprağa sızma olasılığını tamamen ortadan kaldırdı. Şiddetli yağışlar sırasında milyonlarca metreküp su, hiçbir engel veya doğal bariyerle karşılaşmadan düz beton kanal boyunca yüksek bir hızla aktı. Bu durum, nehrin döküldüğü güney bölgelerdeki ve Okeechobee Gölü etrafındaki şehirlerde beklenenden çok daha ani ve yıkıcı su baskınlarına yol açtı.
MİLYARLARCA DOLARLIK GERİ DÖNÜŞ SÜRECİ
Yol açtığı büyük çevre sorunları ve sel felaketlerinin ardından, mühendislik hatasını düzeltmek amacıyla 1992 yılında ABD Kongresi tarafından “Kissimmee Nehri Restorasyon Projesi” onaylandı. Doğal dengenin yeniden sağlanabilmesi için başlatılan ve milyarlarca dolara mal olan kapsamlı restorasyon çalışmaları ile düzleştirilen kanalın bir kısmı toprakla doldurularak nehir suyu tekrar eski doğal kıvrımlı yataklarına yönlendirildi. Bu geri dönüş girişimi, nehir ekosistemini ve taşkın kontrolünü eski haline getirmeyi hedefleyen dünyanın en büyük çevre yenileme projelerinden biri olarak tarihe geçti.